Tamer Çolakoğlu, Ali Ezer, Sedat Belli, Özgür Aytaç, Alper Parlakgümüş, Sedat Yıldırım

Başkent Üniversitesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Adana, Türkiye

Özet

Amaç: Bezoara bağlı intestinal obstrüksiyon nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalardaki predispozan faktörleri, tanı ve tedavi yöntemlerini analiz etmek.

Hastalar ve Yöntem: Bezoara bağlı barsak tıkanıklığı nedeniyle ameliyat edilmiş 24 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi.

Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 59±10,48 yıl olarak bulundu. Kadın/erkek oranı eşitti (12/12). 17(%70.8) hastada geçirilmiş gastroduodenal ülser cerrahisi; 16 (%66.7) hastada diş problemleri ve çiğneme sorunu vardı. Geçmişteki ülser cerrahileri ile bezoar nedeniyle yapılan ameliyatlar arasındaki ortanca süre 12 yıldı. 8 hastada (%33.3) diyabetes mellitus saptandı. Ameliyat öncesi dönemde 19 hastaya Bilgisayarlı tomografi çekildi. Bilgisayarlı tomografi ile hastaların 18'ine (%94.7) bezoar tanısı doğru olarak kondu. 18 hastada bezoar, parmakla ezilerek çekuma ilerletildi. 6 hastada ise enterotomi ile çıkarıldı. Bezoarlar, 19 hastada (%79.2) incebarsakta, 4 hastada (% 16.7) midedeydi. 1 hastada (%4.1) mide ve ileum seviyesinde eşzamanlı olarak mevcuttu. Ölümle sonlanan olgu yoktu. Ameliyat sonrası ortalama yatış süresi enterotomi yapılanlarda anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Enterotomi ile bezoar çıkarılan 6 hastadaki cerrahi alanda enfeksiyon oranı (%33.3), bezoarların ezilerek kolona ilerletildiği 18 hastaya oranla (%11.1) yüksek bulunmasına rağmen, sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,23).

Sonuç: Gastroduodenal cerrahi öyküsü, diyabet ve çiğneme problemi olan ileus hastalarında, altta yatan nedenin bezoar olabileceği akılda tutulmalıdır. Bezoar tanısında bilgisayarlı tomografi oldukça duyarlıdır. Mümkün oldukça bezoar ezilerek çekuma ilerletilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Bezoar, barsak tıkanıklığı, cerrahi